>Kyoto Protokolü, Kyoto Protokolü nedir

>

Kyoto ProtokolüKyoto Protokolü, iklim değişikliğine neden olan karbondioksit emisyonlarını azaltmaya yönelik eylem stratejilerini ve yükümlülükleri düzenleyen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne (BMİDÇS) ilave niteliğindeki uluslararası bir çevre anlaşması.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin iki eki bulunmakta. Ek I’de serbest pazar ekonomisine geçmiş Doğu Avrupa ve eski Sovyet ülkeleri ile OECD (İktisadi Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) üyesi ülkeler, Ek II’de ise sadece OECD üyesi ülkeler yer alıyor. Rio Sözleşmesi olarak da anılan ve 1992’de imzaya açılan bu sözleşmeye göre, tamamının sanayileşmiş olduğu varsayılan Ek I ülkelerinin temel sorumluluğu, küresel ısınmayı önlemek amacıyla sera gazı emisyonlarını azaltıcı politikalar uygulamak ve 2000 yılına kadar toplam emisyonları 1990 yılındaki seviyeye indirmek ve burada tutmaktı. Ek II ülkeleri ise Ek I ülkelerinin yükümlülüklerine ilave olarak bu Ek’lerde yer almayan gelişmekte olan ülkelere iklim değişikliğinin önlenmesi konusunda finansal ve teknolojik destek sağlamakla yükümlü kılındılar. Bu eklerin dışında kalan ülkeler ise emisyon indirimiyle ilgili herhangi bir yükümlülüğe sahip değildi; ancak sera gazı salım düzeylerini bildirmek ve ulusal çapta iklim değişikliğini hafifletme programları geliştirmek zorundalardı.

BMİDÇS gereğince, belirtilen bu amaçların gerçekleştirilmesi, geliştirilmesi ve gözetilmesi amacıyla, her yıl tüm tarafların söz sahibi olduğu “Taraflar Konferansı” düzenlenmesi kararlaştırıldı. Kyoto Protokolü olarak anılan III. Taraflar Konferansı 1997’de Japonya’nın Kyoto şehrinde düzenlendi ve iklim değişikliğine yol açan sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik yükümlülükler ve uygulanabilecek sistemler daha detaylı bir şekilde belirtildi. Kyoto Protokolü’nün en önemli maddesinde Ek I’e dahil ülkelerin sera gazı salımlarını 2008-2012 yılları arasında, 1990 seviyesinin %5 altına indirmeleri öngörüldü.

Kyoto Protokolü’nün hedefleri şu şekilde özetlenebilir:

Atmosfere salınan sera gazı miktarının 1990 seviyesinin %5 altına çekilmesi

Ülkelerin; endüstriden, motorlu taşıtlardan, ısıtmadan kaynaklanan sera gazı miktarını azaltmaya yönelik mevzuatlarını yeniden düzenlemeleri

Atmosfere bırakılan metan ve karbondioksit oranının düşürülmesi için alternatif enerji kaynaklarına yönelinmesi

Kyoto ProtokolüFosil yakıtlar yerine yenilenebilir yakıtların (örneğin; biyodizel) kullanılması

Çimento, demir-çelik, kireç fabrikaları gibi yüksek enerji tüketen işletmelerde atık işlemlerinin yeniden düzenlenmesi

Termik santrallerde daha az karbon çıkartan sistem ve teknolojilerin devreye sokulması

Fazla yakıt tüketip fazla karbon üretenlerden daha fazla vergi alınması

Kyoto ProtokolüKyoto Protokolü

Türkiye, 1992 Rio Zirvesi’nden beri prensipte emisyon oranlarının azaltılması fikrine sıcak baktığını belirtmekle birlikte, her iki ekte bulunması nedeniyle ve ekonomik kalkınmasını yavaşlatacağı endişesiyle bu anlaşmaya imza atmadı. Türkiye, uzun uğraşlar sonucu 2001 Marakeş Konferansı’nda Ek II grubundan çıkartılmasına karşın çerçeve sözleşmeyi ancak 2004 yılında imzaladı. Asıl yükümlülükleri getiren Kyoto Protokolü’ne ise henüz imza atmış değil.

Kyoto Protokolü’nün yürürlüğe girmesi için, 1990 yılındaki toplam sera gazı emisyonunun en az %55’inden sorumlu 55 ülkenin imzası gerekiyordu. 2004 Kasım ayına kadar bu koşullara ulaşılamamıştı. Kasım 2004’te Rusya’nın da imzalamasının ardından bu sayılara ulaşıldı ve protokol 16 Şubat 2005 itibariyle yürürlüğe girebildi. Bugün toplamda 175 ülke protokole imza atmış durumda. Protokolü kabul etmeyen az sayıda ülkeden en önemlileri Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve Türkiye’ydi. Aralık 2007’de Avustralya’nın da imza atmasının ardından protokolü kabul etmeyen önemli ülkeler olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye yalnız kaldı.

Kyoto Protokolü’nün işlerliği 2012 yılında sona erecek. Bu yıldan itibaren yeni bir protokolün yürürlüğe konması konusunda çalışmalar sürüyor. Bu konudaki en büyük tartışma ise Kyoto Protokolü’nde gelişmekte olan ülkelere emisyon sınırlayıcı hedefler konulmamış olması üzerinde odaklanıyor. Şu anda bazı kalkınmakta olan ülke ekonomileri hızla büyüyor ve atmosfere salınan sera gazı miktarları endişe verici oranda yükseliyor. Örneğin; Çin 2002 yılı itibariyle atmosfere salınan sera gazlarının %13.6’sından sorumlu ve bu oran ABD’den sonraki en büyük ikinci rakam. Aynı şekilde Hindistan %4.2 ile atmosferi en çok kirletenler arasında beşinci sıraya yükselmiş durumda. Yeni protokolün bu tip ülkeleri de içermesi bekleniyor. Şu anki hedef, bütün ülkelere çeşitli yükümlülükler getiren bir yaklaşımın benimsenmesi. Bu yeni durum için de yine büyük tartışmalar yaşanacağa benziyor.

Kyoto ProtokolüPeki, Kyoto Protokolü’nün getirdiği önlemler küresel ısınma sorununu çözebilecek düzeyde mi? Ne yazık ki hayır. Protokolün bilimsel danışmanları işlevini üstlenen Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli uzmanları Kyoto Protokolü’nün eksiksiz uygulanması halinde bile dünyaya en fazla 10 yıl zaman kazandırabileceğini ve küresel ısınmayı durdurabilmek için çok daha radikal önlemlere gerek olduğunu söylüyorlar. Dünya ülkelerinin ilk olarak, küresel ısınmayı durdurabilmek için atmosferdeki maksimum sera gazı düzeyi üzerinde anlaşmaya varmaları gerekiyor. Uzmanlar bunun, bugünkü düzeyin en fazla %50 kadar üzerinde olabileceğini belirtiyorlar. Bilim adamları, atmosferdeki sera gazlarının bugünkü düzeyinde kalabilmesi için emisyonlarda %60-70’lere varan kesinti yapılması gerektiği görüşündeler. En iyi ihtimalle küresel ısınmanın yüzde birini azaltması öngörülen Kyoto Protokolü için bile bu kadar gürültü kopup bu kadar anlaşmazlık yaşandığına göre bundan sonra dünyanın yaşanabilir bir halde kalmasını isteyenlere çok daha fazla görev düşüyor.

Bu yazı Kyoto Protokolü, Kyoto Protokolü nedir, Kyoto Protokolünü kim yaptı içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s